

Euro 2008'in açılış karşılaşması ev sahiplerinden İsviçre ile Çek Cumhuriyeti arasında gerçekleşti. İsviçre maçın genelinde üstün oynamasına karşın oyuna sonradan dahil olan Vaclav Sverkos'un 71. dakikadaki golüne engel olamayınca sahadan 1-0 mağlup ayrılmak durumunda kaldı. İkinci yarının ortalarında Hakan Yakin ile yakaldığı iki net pozisyonda önce Cech'i sonra direği geçemeyen İsviçre bu sonuçla avantaj kaybederken Çek Cumhuriyeti ise Portekiz ile oynayacağı maç öncesi grupta dengeleri kendi lehine çevirdi. Son yıllarda özellikle savunma gücüyle Avrupa futbolunda önemli yer edinen İsviçre defansının goldeki diziliş hatası onlardan beklenilmeyece,kadar kötüydü.Çek Cumhuriyeti, Tomas Rosicky,Nedved gibi isimlerin yokluğunda ileride yalnızları oynayan Koller'e atılan uzun toplara bel bağlamaktan öte alternatif yaratamayan, Petr Cech gibi üst düzey bir kaleciye sahip olmanın avamtajı ile oyunu usun süre dengede tutup bir şekilde gol bulma prensibine sarılmıştı.Bu sonuç sonrası Milli takımımız karşısına Frei'den yoksun ama üst düzey fizik güc ve dirence sahip kazanmaktan öte alternatifi kalmayan bir evsahibi takım çıkacak olması belkide istenecek son şeydi.



Grupta oynan diğer maçta ise Milli takımımız Portekiz'e 2-0 ile boyun eğerken skordan ziyade ortaya konan oyun tüm ümitlerimizi kırdı.Maç öncesi Collin Kazım,Arda süprizleri ile rakibi şaşırtmayı planlayan terim rakip yerine oyuncularımızı şasırtmış olacakki maç boyunca etkili olduğumuz bir pozisyon geliştiremedik.Portekiz kendini fazla zorlamadan ayağa hızlı paslarla oyunu bizim yarı sahamıza yıkarken özellikle ilk yarının son beş dakikalık bölümünde sağlı sollu kornerlerle defansımızı iyice bunalttı.Portekiz ortada Deco,Petit ikilisinin kanatlara Simao ,Ronaldo ve Bosingwa gibi oyunculara yaptığı ara paslar ve Pepe'!nin defanstan bindirmeleri ile oldukça etkili oldu.Milli takımımızda Aurelio ve Kazım dışında pek fazla perforns gösteren oyuncu yoktu.Milli takımımızın orta alan kontrolunü kaptırması ve geri yaslanması sonucu ortaalanda savunma ağırlıklı mücadele eden Moutinho'da Deco ve Petit ikilisine daha yakın oynamaya başladı ve bundan sonrada zaten direkten dönen toplar ve gol geldi.Türkiye-Portekiz mücadelesi.
Türkiye, ilk düdükle birlikte topun arkasına geçiyordu. Portekiz'in hücum anlayışı hakkında verdiği ilk tüyo, ikinci dakikadaki ilk hücumda sağ bek Bosingwa'nın rakip kale çizgisine kadar gelmesiydi. Maçın hemen başında 11 kişi ile savunma yapma düşüncesini belli eden Türkiye karşısında Portekiz, Petit ile birlikte orta sahada savunma görevini üstlenen Moutinho'yu forvet arkasındaki Deco'nun yanına çıkarıyordu İlk dakikalarda Deco ve Moutinho, orta sahada aldıkları topları kanatlardaki Ronaldo ve Simao'ya dağıtarak Portekiz hücumlarında kanatların etkili olmasına yardımcı olurken .Biz bilinçsiz kalabalık savunma girdabında sıkışıp kalmıştı.Bu dakikalrda kadroda topu tutan ,faul alan bir oyuncu ihtiyacı göze çarparken bunu en iyi uygulayacak oyuncumuz olan Arda Turan, takım arkadaşlarını kulübeden izlemekteydi. İkinci yarı ile birlikte acaba nezaman patlayacak denilen hata potansiyeli yüksek savunma balonumuz . Gökhan Zan ile birlikte rol alıyordu.İlk pozisyonda Simao'yu düşürdüğü ve devamında Nuno Gomes'in direğe takıldığı pozisyon, Zan adına kesin bir kırmızı karttı; ama sosyal yaşantısında piyano öğretmeni olan Helbert Fandel'in sanatçı ruhu, muhtemelen Gökhan Zan'ı ihraçtan kurtaracaktı.Gökhan Zan ve milli takımımızı koruyan güçler, ancak 61. dakika itibariyle oyundan elini eteğini çekince hazin sonda geldi. Portekiz defansında oynayan Pepe defans anlamında rahatlığın verdiği güvenle ileri çıkmış yaptığı verkaç ile ağlarımıza ilk golü bırakmıştı.maç sonucu yaşanan yıkım umarız Çarşambaya kadar atlatılır ve İsviçre maçı ile geri dönüş sağlanır temennisinde öte yapacak birşeyimiz yok.Üç gün içerisinde müthiş bir değişim beklemek gerekiyor, Milli Takım'dan.
Yorumlar