Oktay Derelioğlu 1993 yazında henüz 18 yaşındayken Trabzonspor'dan geldiği Beşliktaş forması ile mücadele ettiği 6 yıl boyunca oynadığı futbol ve attığı goller ile ( 199 maç 152 gol )oldukça başarlı bir performans çizerek milli takım formasınıda sırtına geçirmeyi başarırken Beşiktaş tarihinin hala Avrupa kupalarında en çok gol atan oyuncusu ünvanınada sahip( 14 gol ).Oktay eşinin ölümü sonrası yaşadığı ilk yıkımı atlatmasına karşın karagümrük alt yapısından birlikte yetiştiği Serdar Topraktepe'nin nişanlısı ile evlenmesi sonucu doğan kaos sebebile takımdan uzaklaştırıldı.Bonservisi Siir Jetpa tarafından alınan Oktay 1999-2000'de Gaziantepspor'da 1 sezon oynayarak çıkışını sürdürdükten sonra İspanya'nın Las Palmas takımına transfer olsada takıma adapte olmakta zorlanınca 2000-01 sezonu'nun yarısını Trabzonspor'da tamamladı. Trabzonspor'da Sergen Yalçın ile birlikte oldukça başarılı performans sergileyen oyuncu Fenerbahçe'ye transfer oldu.Sarı - Lacivert'li forma ile Beşiktaş aleyhine ettiği laflar ile biranda gündem olan Oktay fazla forma bulamdığı Fenerbahçe kariyerinde yinede oynadığı zamanlarda etkinliğini göstermesini bildi.Fenerbahçe sonrası Oktay'ın kariyeri tam manası ile karmakarışık tamamen gerilemeye başladı.Fenerbahçe sonrası sıra ile Samsunspor,Almanya'dan FC Nurnberg,AkaçaabatSebat,Azerbaycan'dan eski antrenörü Rasim Kara'nın isteği sonrası Hazar Lankeran,Sakaryaspor,Diyarbakırspor,İstanbulspor,Yalovasporve yetiştiği takım olan Fatih Karagümrükspor formaları giyen Oktay özellikle milli forma ile Belçika'ya 7 kişiyi çalımlayarak attığı gol ve yeteneklerinin getirdiği noktadan düzensiz yaşantı sonucu nasıl uzaklaşıldığının en iyi örneği olarak hatırlanacak .Cumartesi akşamı Beşiktaş ile Lankeran arasında oynanacak maç ile jübile yapacak olan Oktay son demecinde ''Beşiktaş taraftarını son kez göreceğim için heyecanlıyım. Umarım sonraki hayatımda da bir şekilde yollarımız Beşiktaş ile çakışır. Beşiktaş'tan ayrılmasaydım şu an takımın kaptanıydım ve hala top oynuyordum. Çünkü ben oranın temel taşıydım. Beni kimse yıkamazdı'' söylemi ile geçmiş hatalarının farkında olsada Türk futbolu için en öenmli kayıp değer olarak bugün için sözleri pek anlam ifade etmiyor.
Oktay Derelioğlu 1993 yazında henüz 18 yaşındayken Trabzonspor'dan geldiği Beşliktaş forması ile mücadele ettiği 6 yıl boyunca oynadığı futbol ve attığı goller ile ( 199 maç 152 gol )oldukça başarlı bir performans çizerek milli takım formasınıda sırtına geçirmeyi başarırken Beşiktaş tarihinin hala Avrupa kupalarında en çok gol atan oyuncusu ünvanınada sahip( 14 gol ).Oktay eşinin ölümü sonrası yaşadığı ilk yıkımı atlatmasına karşın karagümrük alt yapısından birlikte yetiştiği Serdar Topraktepe'nin nişanlısı ile evlenmesi sonucu doğan kaos sebebile takımdan uzaklaştırıldı.Bonservisi Siir Jetpa tarafından alınan Oktay 1999-2000'de Gaziantepspor'da 1 sezon oynayarak çıkışını sürdürdükten sonra İspanya'nın Las Palmas takımına transfer olsada takıma adapte olmakta zorlanınca 2000-01 sezonu'nun yarısını Trabzonspor'da tamamladı. Trabzonspor'da Sergen Yalçın ile birlikte oldukça başarılı performans sergileyen oyuncu Fenerbahçe'ye transfer oldu.Sarı - Lacivert'li forma ile Beşiktaş aleyhine ettiği laflar ile biranda gündem olan Oktay fazla forma bulamdığı Fenerbahçe kariyerinde yinede oynadığı zamanlarda etkinliğini göstermesini bildi.Fenerbahçe sonrası Oktay'ın kariyeri tam manası ile karmakarışık tamamen gerilemeye başladı.Fenerbahçe sonrası sıra ile Samsunspor,Almanya'dan FC Nurnberg,AkaçaabatSebat,Azerbaycan'dan eski antrenörü Rasim Kara'nın isteği sonrası Hazar Lankeran,Sakaryaspor,Diyarbakırspor,İstanbulspor,Yalovasporve yetiştiği takım olan Fatih Karagümrükspor formaları giyen Oktay özellikle milli forma ile Belçika'ya 7 kişiyi çalımlayarak attığı gol ve yeteneklerinin getirdiği noktadan düzensiz yaşantı sonucu nasıl uzaklaşıldığının en iyi örneği olarak hatırlanacak .Cumartesi akşamı Beşiktaş ile Lankeran arasında oynanacak maç ile jübile yapacak olan Oktay son demecinde ''Beşiktaş taraftarını son kez göreceğim için heyecanlıyım. Umarım sonraki hayatımda da bir şekilde yollarımız Beşiktaş ile çakışır. Beşiktaş'tan ayrılmasaydım şu an takımın kaptanıydım ve hala top oynuyordum. Çünkü ben oranın temel taşıydım. Beni kimse yıkamazdı'' söylemi ile geçmiş hatalarının farkında olsada Türk futbolu için en öenmli kayıp değer olarak bugün için sözleri pek anlam ifade etmiyor.
Yorumlar